Tasavvuf ve Fütüvvet Uygunluğu

Fuente: Zenodo
Salvato in:
Dettagli Bibliografici
Autore principale: MAHMUDOV, Jasurbek
Natura: Recurso digital
Lingua:turco
Pubblicazione: Zenodo 2025
Soggetti:
Accesso online:
Tags: Aggiungi Tag
Nessun Tag, puoi essere il primo ad aggiungerne!!
_version_ 1866901889135673344
author MAHMUDOV, Jasurbek
author_facet MAHMUDOV, Jasurbek
contents <p><span>Bu makalede, tasavvuf ve fütüvvetin tarihî köklerinin çok eski dönemlere uzandığı, özellikle peygamberlerin atası kabul edilen Hz. İbrahim (a.s.) döneminde bu iki olgunun iç içe bulunduğu hususu ele alınmaktadır. İslam’ı ilk defa geniş biçimde tebliğ eden peygamber olarak Hz. İbrahim’in (a.s.) cesareti ve cömertliği sayesinde fütüvvet anlayışı içinde Ebü’l-Fityân unvanını kazanması, bu kavramların milattan önceki çağlardan itibaren halk arasında ne denli yüceltilmiş olduğunu göstermektedir. Gençliğini dağlarda ve yalnızlık içinde, yaşlılığını ise çöllerde geçiren Hz. İbrahim’in (a.s.) hayatı, tasavvufun bizzat bir yansıması niteliğindedir.</span></p> <p><span>Yüce Allah’ın emriyle Kâbe’yi yeniden inşa eden Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in (a.s.) gerçekleştirdikleri bu faaliyetler, İslam’ın temel esaslarını güçlendirmeye yönelik olmakla birlikte, kendilerine indirilen ilahî vahiyde bu işten daha faziletli olanın bir aç doyurmak veya bir çıplağı giydirmek olduğu, bunun da fütüvvet anlayışının özü olduğu bildirilmiştir. Bu tarihten itibaren Hz. İbrahim’in (a.s.) bir misafirhane kurarak halka yemek ikram etmeye başlaması, onun İslam’ın temel esaslarını yerine getirmekle birlikte aynı zamanda bir fütüvvet ehli olduğunu ortaya koymaktadır.</span></p> <p><span>Tasavvuf temsilcilerinin kaleme aldığı şiirler ve nesir eserlerde “gönül Kâbesi”nin yüceltilmesinin önemle vurgulanması, Orta Asya coğrafyasında tasavvufun yüksek bir mertebeye ulaştığını göstermektedir. Özbek edebiyatında önemli meseleler arasında yer alan İslam ve tasavvuf, Hz. İbrahim’in (a.s.) hayatına dair olayların anlatımı aracılığıyla kendi sanatsal yansımalarını bulmuştur.</span></p> <p><span>Babarahim Meşreb’in şu beytinde:</span></p> <p><span>“Meysiz ve badesiz Kâbe’ye gitmek ne gerek, </span></p> <p><span>İbrahim’den kalma o eski dükkânı neyleyeyim,” [Mehribanim qaydesen: 1993: s.240]</span></p> <p><span>ifade edilen husus, zahirî Kâbetullah’ın değil, bâtınî Kâbe’nin, yani gönül evinin ziyaret edilmesinin insanlık açısından taşıdığı önemdir. Bu anlayış, makalenin temel noktalarından birini oluşturmaktadır. Hazret-i Ali Şir Nevâî de meşhur bir gazelinde şöyle der:</span></p> <p><span>“Kim ki bir gönlü kırığın hatırını şad eyleye, </span></p> <p><span>Nice kere Kâbe yıkılsa, onu yeniden bina eylemiş olur,” [Bedayi’ul-vasat: 1988: s.361]</span></p> <p><span>Bu beyitlerde de Hz. İbrahim’in (a.s.) vasıfları açıkça dile getirilmiştir. Ali Şîr Nevâî’nin gerek gazellerinde gerekse nesir eserlerinde, Hz. İbrahim’in (a.s.) hizmetinde şekillenen İslam ve tasavvuf erkânına sıkça atıfta bulunulmaktadır.</span></p>
format Recurso digital
id zenodo_https___doi_org_10_5281_zenodo_18063533
institution Zenodo
language tur
publishDate 2025
publisher Zenodo
record_format zenodo
spellingShingle Tasavvuf ve Fütüvvet Uygunluğu
MAHMUDOV, Jasurbek
İslam
Tasavvuf
Fütüvvet
Eser
Ebü'l-Fityân
Cömertlik
Ahlak
Yardımseverlik
<p><span>Bu makalede, tasavvuf ve fütüvvetin tarihî köklerinin çok eski dönemlere uzandığı, özellikle peygamberlerin atası kabul edilen Hz. İbrahim (a.s.) döneminde bu iki olgunun iç içe bulunduğu hususu ele alınmaktadır. İslam’ı ilk defa geniş biçimde tebliğ eden peygamber olarak Hz. İbrahim’in (a.s.) cesareti ve cömertliği sayesinde fütüvvet anlayışı içinde Ebü’l-Fityân unvanını kazanması, bu kavramların milattan önceki çağlardan itibaren halk arasında ne denli yüceltilmiş olduğunu göstermektedir. Gençliğini dağlarda ve yalnızlık içinde, yaşlılığını ise çöllerde geçiren Hz. İbrahim’in (a.s.) hayatı, tasavvufun bizzat bir yansıması niteliğindedir.</span></p> <p><span>Yüce Allah’ın emriyle Kâbe’yi yeniden inşa eden Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in (a.s.) gerçekleştirdikleri bu faaliyetler, İslam’ın temel esaslarını güçlendirmeye yönelik olmakla birlikte, kendilerine indirilen ilahî vahiyde bu işten daha faziletli olanın bir aç doyurmak veya bir çıplağı giydirmek olduğu, bunun da fütüvvet anlayışının özü olduğu bildirilmiştir. Bu tarihten itibaren Hz. İbrahim’in (a.s.) bir misafirhane kurarak halka yemek ikram etmeye başlaması, onun İslam’ın temel esaslarını yerine getirmekle birlikte aynı zamanda bir fütüvvet ehli olduğunu ortaya koymaktadır.</span></p> <p><span>Tasavvuf temsilcilerinin kaleme aldığı şiirler ve nesir eserlerde “gönül Kâbesi”nin yüceltilmesinin önemle vurgulanması, Orta Asya coğrafyasında tasavvufun yüksek bir mertebeye ulaştığını göstermektedir. Özbek edebiyatında önemli meseleler arasında yer alan İslam ve tasavvuf, Hz. İbrahim’in (a.s.) hayatına dair olayların anlatımı aracılığıyla kendi sanatsal yansımalarını bulmuştur.</span></p> <p><span>Babarahim Meşreb’in şu beytinde:</span></p> <p><span>“Meysiz ve badesiz Kâbe’ye gitmek ne gerek, </span></p> <p><span>İbrahim’den kalma o eski dükkânı neyleyeyim,” [Mehribanim qaydesen: 1993: s.240]</span></p> <p><span>ifade edilen husus, zahirî Kâbetullah’ın değil, bâtınî Kâbe’nin, yani gönül evinin ziyaret edilmesinin insanlık açısından taşıdığı önemdir. Bu anlayış, makalenin temel noktalarından birini oluşturmaktadır. Hazret-i Ali Şir Nevâî de meşhur bir gazelinde şöyle der:</span></p> <p><span>“Kim ki bir gönlü kırığın hatırını şad eyleye, </span></p> <p><span>Nice kere Kâbe yıkılsa, onu yeniden bina eylemiş olur,” [Bedayi’ul-vasat: 1988: s.361]</span></p> <p><span>Bu beyitlerde de Hz. İbrahim’in (a.s.) vasıfları açıkça dile getirilmiştir. Ali Şîr Nevâî’nin gerek gazellerinde gerekse nesir eserlerinde, Hz. İbrahim’in (a.s.) hizmetinde şekillenen İslam ve tasavvuf erkânına sıkça atıfta bulunulmaktadır.</span></p>
title Tasavvuf ve Fütüvvet Uygunluğu
topic İslam
Tasavvuf
Fütüvvet
Eser
Ebü'l-Fityân
Cömertlik
Ahlak
Yardımseverlik
url https://doi.org/10.5281/zenodo.18063533